Anasayfa » Saklı Hazinelerin Merkezi!

Saklı Hazinelerin Merkezi!

Yazar dogushan
60 görüntüleme

SAKLI HAZİNELERİN MERKEZİ FLOHMARKT (BİTPAZARI) MODERN ÇAĞIN HAZİNE AVCILARI VİYANA’DA!

Elinizde dedektörle saklı altınları, mücevherleri aramanıza gerek yok! Hafta sonları Viyana’da kurulan Flohmarkt antika pazarı ve ikinci el satış yapan bitpazarlarını gezerek hem eğlenebilir hem de alıp satacağınız objeler, tablolar veya sanat eserleri bulabilirisiniz. Dedektörle bulma şansınız yok ama tavsiyelerimizi dinlerseniz kazanma şansınız hep olacaktır. Bundan üç yıl kadar önce antika merakım başladığında büyülenmiş gibi her beğendiğim eşyayı, tabloyu alma isteğiyle hareket ettim. Benimki alıp satmadan daha çok biriktirme (Biraz da istifçilik) olmuştu. Sonrasında yavaş yavaş bilinçlenmeye başladım; daha seçici, daha bilinçli hareket etmeye başladım. Elimdeki fazla eşyaları, tabloları çıkarmam gerektiğini anladım. Bunları satmanın yollarını araştırdım (satış yollarına yazımın içinde değineceğim) ve satmaya başladım. Hırsla ve bilinçsizce aldığım ürünlerde bile çok azından zarar ettim, genelde karlı sattım ve fazlaca obje almaktan dolayı ettiğim zararı kapatarak kazanç da sağlamış oldum. Bir anda asli işimin yanında hobimden par kazanır oldum. Sizlere bu yazımda özellikle Viyana seyahatimde gezdiğim Flohmarkt ve antika pazarlarında yaptığım “Antika Avcılığını” anlatacağım. İlk Viyana’ya ziyaretim Ocak ayına denk gelmişti.

Bir etkinlik için davet edilmiştim. İstanbul’dan Viyana’ya varmadan internet üzerinden antika pazarı ve bitpazarlarını araştırdım. Kaldığım otel Viyana’ya 80 km. kadar uzaktaydı. Cuma akşamı geç saatte otele varmıştık. Yanımda, İstanbul’da beraber büyüdüğüm, aynı okulda okuduğum mahalleden çocukluk arkadaşım Mazlum da vardı. Mazlum, yıllar önce Viyana’ya yerleşti ve o gün beni havaalanında karşılayanların arasındaydı. Özlemle sarıldık ve seyahatim boyunca hiç ayrılmadık. Antika Avcısı olmaya başladığınızda normal yaşantınızdan, normal davranış şekillerinizden ödün verirsiniz. Ben de öyle yapıyordum. İki saatlik uykunun yetmesiyle erkenden kalkıp kahvaltı salonuna indim. Mazlum’la bitpazarına gitmek için sözleşmiştik. İlk sürprizi, otelin hemen yanındaki binanın altında kurulan bitpazarını görünce yaşamıştım. Şöyle önemli bir notu sizlerle paylaşmak isterim: Eğer para edecek nadide şeyler bulmak istiyorsanız pazar kurulurken orada olup hızlıca bazı şeyleri seçip almanız gerekiyor. Çünkü rakipleriniz de aynı şekilde sabahın köründe aynı amaçla orada bulunuyor olacaktır. Metin Akpınar ile Zeki Alasya filmlerinden birinde İstanbul’a gelirler; Metin yerde para görür almak için eğilir, vazgeçerek doğrulur ve “Aman,” der, “ilk günden çalışmaya başlamayayım.” İstanbul’un taşı toprağı altın, denmiştir ona nasılsa. Ben de aynı kafayla olsa gerek otelin oradaki pazardan hiçbir şey almadım. Sonra düşündüğümde para edecek birkaç şey bulmuştum hâlbuki. Cumartesi günü Mazlum’la, Viyana’da kurulu olan ikinci el pazarına gittik. Burası antika eşyadan çok ikinci el satan insanlarla doluydu ama antika sayılabilecek ürünler de vardı. Bir de işin garip yanı ben İngilizce konuşup derdimi anlatmaya çalışırken pazarda çok sayıda Türkçe bilenin olmasıydı. Bir Avusturyalıdan gümüş köstekli saati 10 Euro’ya satın aldım. İstanbul’da 350 TL’ye (Yaklaşık 50 Euro) sattım. Üç-dört yüzük ve çakmak almıştım, onlardan da yaklaşık 150 Euro kadar kar ettim. Ama asıl tablolardan iyi anladığımı düşünürüm ve orada, evini boşaltan Afganlı bir arkadaştan iki yağlı boya tablo satın aldım. Hafif yırtıkları olduğu için ucuza alarak ikisine 20 Euro verdim. Birinin tarihi 1945, diğeri ondan daha eski nü bir tabloydu. Tabloları tamir ettirdim ve ikisine 5000 TL teklif aldım ama şimdilik koleksiyonumda kalmaları için elimde tutuyorum. Avusturya’dan ilk gün aldığım bira bardağım, fotoğraf makinelerim ve gravür tablolarım var. Onları da daha satışa çıkarmadım. İlk gün aldıklarımdan sonrasında harcadığım param çıktı ve fazlası ile kâr da ettim. Elimde halihazırda satabileceğim birçok ürün bulunmakta. İkinci gün Naşmark’ta kurulan Flohmarkt’a gitmeyi kararlaştırdık. Gitmeden önce alacaklarımı kafamda belirlemiştim.

Uçakla döneceğimden hafif, taşınabilir şeyler alacaktım. Daha çok fotoğraf makinesi, eski film oynatıcılar, saat, çakmak, yüzük gibi şeyler aldım. Ama günün bana en büyük sürprizi daha sonra İstanbul’a gelince öğreneceğim takvim yaprakları olacaktı. Flohmarkt’ta tanıştığım Türk ikinci el antika işi yapan bir abinin deposunu da ziyaret etmiştim. Ondan da birtakım şeyler aldım; özellikle gravür ve ufak tablolar. Alışverişi bitirip çıkarken, “Sen bu tarz şeyleri seviyorsun, şu takvimlere bak, içleri gravür dolu,” dedi. Üstünkörü baktım ama inceleme fırsatım olmadı.

Normalde hiç yapmayacağım bir şeyi yaparak ve incelemeden ikisine 20 Euro verdim ve “Bunları satın almış olmayayım, senin hediyen olsun,” dedim. Çünkü 200 Euro istiyordu onlar için. İtiraz etmedi ve takvim yapraklarını alıp çıktım depodan. Otel uzak olduğundan arkadaşımda kalmaya başlamıştım. Evde bavullarımı hazırlarken bir bavul tablo ve gravürle doldu. Bir bavul da fotoğraf makinesi ve diğer aldıklarımla doldu. Bagaj limitimi çoktan aşmıştım bile. Yanıma, yukarıda sattığımı söylediğim iki tablo ile son anda aldığım takvim gravürlerini alamadım. Arkadaşım bir ay sonra Antalya’ya tatile gelecekti, ona, getirmesi için bıraktım. Yaklaşık bir ay sonra elimde olan takvim gravürlerini havaalanından alıp eve getirip bir kenara atarak üç gün boyunca bakmamıştım. Sonra açıp bakayım dedim. Ve işte sürpriz… Takvimlerin biri 3 aylıktı ve içinde 4 tane gravür bulunuyordu, diğeri 2 aylıktı ve içinde 6 gravür vardı Gravürler Avusturyalı iki ünlü sanatçıya aitti ve ıslak imzalıydılar. Yaklaşık olarak değerleri 2 ile 5 bin TL arasındaydı. Unutmamanız gereken en önemli husus, fiyatları, alıcının ve sattığınız zamanın belirlediğidir. Viyana’da Ocak 2020’de 3 günlük, kısa bir Antika Avcılığım olmuştu. Mart 2020’de 15 gün geçirdiğim dönemde iki hafta sonu Antika Avcılığı fırsatım oldu. Yeni yerler keşfedip yeni şeyler satın aldım. Onların hikâyesi de bir sonraki sayıda…

You may also like

İLETİŞİM

office@viyanamagazin.at

Medieninhaber:
b2 Media GmbH, Gerasdorfer Straße 38a/14, 1210 Wien

Firmenbuch:
FN425763y, Handelsgericht Wien
UID: ATU69206815

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul Et Daha fazla bilgi